Genel konkordato

KONKORDATO ÖN PROJESİ NASIL HAZIRLANIR?

Hiçbir tacir zarar etmek kastıyla ticaret yapmaz ama, hayatın bir gerçeği olarak ticari faaliyetlerde kazanmak da kaybetmek de vardır. Uzun gayretler ve dökülen alın terleri neticesinde meydana gelmiş işletmesini hiç kimse kolay kolay kaybetmek istemez. Ne var ki zaman zaman dış etkiler, ortam şartları ve ülkenin konjonktürü gereği işletmeler zor durumlarla karşılaşabilir, darboğaza girebilir. Böyle bir sürecin iflasla neticelenmesi her zaman istenen bir durum değildir. Darboğazdan çıkmak ve yeniden toparlanmak isteyen işletmeler için bir destek ve işletmeyi ihya diyebileceğimiz konkordato süreci, tatmin edici danışmanlık, doğru bir başlangıç ve iyi bir süreç yönetimiyle zor durumdaki işletmenin iflasını gerçekten engelleyebilir. 

İflas erteleme kurumunun yerine ihdas edilen “konkordato”, çalışma hayatımıza yeni girmiş bir uygulamadır. Dolayısıyla mevzuatında eksiklikler, yetersizlikler ve uygulama birliği konusunda farklılıklar olabilecektir. Zamanla bu kurumun ülkemiz şartlarına uyum sağlayarak yerleşmesini temenni etmekteyiz. 

Konkordato isteyen gerçek ya da tüzel kişi, bu süreçte borçlarını yapılandırabilecektir. Borçların bir kısmında tenzilat yapma ve vadelerle yapılandırma imkânı vardır. Konkordato’dan maksat firmayı iflastan kurtarmakla birlikte alacaklıların haklarını da korumaktır. Ancak şartları uygun olduğu halde, ön projesi doğru hazırlanmamış bir konkordato talebi mahkeme tarafından reddedilebilir. 
Mahkeme tarafından kabul edilmiş bir konkordato ile elde edebileceğimiz sonuçlar şunlardır: 

  • Borçlarımızı tenzilat ya da vadelerle yeniden yapılandırabiliriz. 
  • 6183 sayılı kanun çerçevesinde olan amme alacakları dâhil olmak üzere işletme borçları için başlamış olan haciz ve takip işlemleri durur. 
  • Konkordato sözleşmesi dâhilindeki borçlarımız için yeni haciz ve takip işlemleri yapılamaz. 
  • İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz. 
  • Zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. (İşçi alacakları ve nafaka alacakları için haciz yoluyla takip yapılabilir.) 
  • Tasdik edilen konkordato projesinde aksine hüküm yoksa, kesin mühlet tarihinden itibaren rehinli olmayan her türlü alacağa faiz işlemesi durur. 
  • Konkordato mühleti verilmesinden önce, müstakbel bir alacağın devri hakkında sözleşme yapılmış ve alacak mühlet verilmesinden sonra doğmuş ise bu devir hükümsüz kalır. 
  • Konusu para olmayan alacaklar, borçlu tarafından para değeri ile konkordato komiserine bildirilir. Ancak borçlu, komiserin onayıyla bu alacağın ifasını üstlenmekte serbesttir. 
  • Rehinli alacaklar için rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir, başlamış olan takipler devam edebilir. Ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı yapılamaz. 
  • Kesin mühlet kararı verilmesi rehinli alacaklara işleyen faizi durdurmaz. 
  • Mühlet kararı verirken ya da mühlet içinde mahkeme bazı iş ve işlemleri komiserin onayına bağlayabilir veya borçlu yerine komiserin işletme faaliyetlerini yürütmesine karar verebilir. 
  • Borçlu, mahkemenin izni olmaksızın rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmazları ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen de olsa devredemez, takyit edemez ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz.
  • Borçlu bu hükme ya da komiserin ihtarlarına aykırı davranırsa mahkeme borçlunun malları üzerindeki tasarrufunu kaldırabilir veya konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına karar verebilir. 
  • Konkordato talebinde bulunması, borçlunun taraf olduğu sözleşmeleri fesih için haklı sebep teşkil etmez (sözleşmede bu yönde hüküm bulunsa bile). Ancak taraf olduğu ve konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyen sürekli borç ilişkisi doğuran (finansal kiralama ve kira sözleşmeleri gibi) sözleşmeleri komiserin uygun görüşü ve mahkemenin onayı ile herhangi bir zamanda sona erecek şekilde feshedebilir. Bu çerçevede ödenmesi gereken tazminat da konkordato projesine tabi olur. 

Konkordato kararı borçlu bakımından ciddi bir karardır. Doğru kararı verebilmek için önce yeterli ve detaylı bir şekilde hukuki ve teknik çalışma yapılmalıdır. Hukuki zemin çok önemli olmakla birlikte konkordato süreci bir varlık/kaynak ve borç/alacak ilişkisi olduğu için mali zeminde teknik bilgi ve özenli bir çalışma ile ancak sonuç almak mümkün olacaktır. 

Konkordatoya niyetlenmiş gerçek veya tüzel kişilerin mahkemeye sunacakları belgeler şartlarına uygun olmakla beraber, konkordatodan elde edilmek istenen sonuca yönelik bilgileri sunan, mahkemeyi tatmin edecek muhtevaya sahip belgeler olmalıdır. Mahkemeye sunulacak mali tabloların hazırlanması, verilerin analizi ve yorumlanması bu anlamda mesleki uzmanlık ve birikim gerektiren bir konudur. 

Konkordato talebine hazırlık aşamasında, konkordato kararı verme ve ön proje hazırlanması gibi konularda Konya ve Ankara ofislerimizle destek vermeye hazırız.

 

Recep GÜLŞEN Mali Müşavir
1972 yılında Çankırı'da doğdu. Selçuk Üniversitesi İ.İ.B. Fakültesi İşletme bölümünü 1997 yılında bitirdi. 2017 yılı sonuna kadar gıda ve eğitim alanında faaliyet gösteren, sektörünün öncü firmalarında yönetici ve mali müşavir pozisyonlarında çalıştı. Maliyet muhasebesi, üretim süreçleri yönetimi, yönetim muhasebesi konularında çalışmalar yaptı. 2018 yılı başından itibaren Konya'da kendi ofisinde serbest mali müşavirlik hizmeti vererek birikim ve tecrübelerini paylaşıyor.
http://dinamikofis.com

Yorum Yazınız